Son Haberler

Zeytin

Zeytin (Olea europaea),

img_2005

zeytingiller (Oleaceae) familyasından meyvesi yenen Akdeniz iklimine özgü bir ağaç türüdür.

Çeşitli dini inanışlar açısından saygın bir yeri olan zeytin ağacı (Olea europeae)nın kültürel anlamda ilk yetiştiriciliğinin M.Ö. 3000 yıllarında Suriye’de yaşayan Sami ırkları tarafından yapıldığı ve yağının ticari anlamda kullanıldığı bilinmektedir.

Sami ırkı aracılığı ile zeytin Suriye’den Türkiye ve Mısır’a  yayılmıştır. M.Ö 2000-1000 yılları arasında Mısırlıların zeytin ve zeytinyağı ticareti yaptıkları, ölülerin mezarlarını zeytin dalları ve meyveleri ile süsledikleri çeşitli arkeolojik kazılar sonucunda ortaya çıkmıştır. Ayrıca, zeytinin Tunus, Cezayir, Fas ve İspanya’nın Akdeniz sahillerine yayılması Mısırlılar aracılığı ile olmuştur. Zeytinin erken Grek ve Roma dönemine geçişi M.Ö.900’lerde Girit adasından kaynaklanmıştır. Heredot M.Ö. 5000 yıllarında Atina ve çevresinin zeytin ormanları ile kaplı olduğunu yazmasına ragmen bu alanlardan gerektiği gibi yararlanıldığına ilişkin yeterli bilgi yoktur. [1]

Bazı kaynaklara göre ise, zeytin meyvelerinden ilk yağ elde eden toplumun Romalılar olduğu belirtilmektedir. Bu anlamda Romalıların kökeninin M.Ö 900’lü yıllara dayandığı dikkate alınırsa Sami ırkları ile arasındaki 2000 yıl dikkate değer bir fark yaratmaktadır. Roma İmparotorluğu’nun çöküşünden önce zeytin üretimi; Orta-Doğu, Kuzey Afrika ve Akdeniz kuşağındaki tüm ülkelerin ortak ürünü olmuştur. 1560 yılından itibaren, göçler, koloni ve misyonerlik faaliyetleri sonucu dünyanın diğer ülkelerine ve Amerika kıtasının uygun iklim şartlarına taşınmıştır.

Doğal ortam içinde gelişen zeytin ağaçlarında taç yüksekliği 15 metreye ulaşmaktadır.  Yüksek boylu ağaçlarda meyve hasadının zorluklarından dolayı zeytin ağaçlarında ıslah çalışmaları ile 3-5 metre taç yüksekliğine sahip 3-4 yaşta meyveye yatan verimli çeşitler oluşturulmuştur. Bodur olarak nitelendirilen zeytin plantasyonları 5×7 metre mesafelerde kurulmaktadır.

Zeytin, sık dallı, yayvan tepeli, herdemyeşil yapraklı bir ağaçtır. Geniş, kıvrımlı, düzgün olmayan bir gövdesi vardır. Ağaç yaşlandıkça, düzgün gri renkli gövde kabuğu giderek çatlar. Ağacın tacı (tepesi), yaklaşık olarak artan boy kadar her sene genişler. Yaklaşık 2000 yıl kadar yaşayabilen uzun ömürlü bir ağaçdır,  Verimli topraklarda taç açık ve asimetrik, verimsiz topraklarda ise daha yoğun ve yuvarlaktır. Sürgünleri gri renkli, dikensiz ve hemen hemen üç köşelidir.

Mızraksı, çok kısa saplı, deri gibi sert yaprakları sürgünlere karşılıklı çiftler halinde dizilmiştir. Yaprakları basit, tam kenarlı ve kenarlar alt yüze doğru hafif kıvrıktır. Yaprağın boyu 20–86 mm, genişliği de 5–17 mm’dir. Yaprakların ucunda sivri bir çıkıntı bulunur. Yaprağın üst yüzü koyu gri-yeşil ve tüysüz, alt yüzü mavimsi gümüşi renkte ve beyaz sık ipeksi tüylerle kaplıdır.

Baharın sonlarına doğru yaprakların koltuğunda seyrek salkımlar halinde açan, küçük beyazımsı-sarı renkli, kokulu çiçekleri vardır. Rüzgârların taşıdığı çiçek tozlarıyla döllenen çiçekler etli ve yağlı meyve verir. Meyve önce yeşil, olgunlaştıktan sonra da parlak siyah bir renk alır. Etli meyvenin içinde sert bir çekirdek vardır. Meyvenin etli kısmından ve çekirdeğinden elde edilen “yağı” bakımından çok değerli bir ağaçtır. Aynı zamanda ağacının çok heybetli ve estetik bir görünümü vardır. Odunu çürümeye karşı son derece dayanıklıdır.

Zeytinin yaprağında tanen, uçucu yağlar, organik asitler ve rezin bulunur. Yapraklar ve gövde kabuğu % 5 çay (infüzyon) halinde iştah açıcı, idrar söktürücü ve ateş düşürücü olarak kullanılır. Şeker hastalığında kullanım alanı olduğu gibi, tansiyon düzenleyici olarak da bilinir. Zeytin bitkisi dermokozmetik amaçlı kullanılmaktadır. Zeytinyağlı şampuanlar saç dökülmesini engeller, saçın çabuk uzamasını sağlar, lezyonlu saçlı deriyi onarmaya yardımcı olur ve kepek oluşumunu engeller. Zeytinyağlı sıvı sabun, duş jelleri, katı sabun, bebek şampuanları cildi olumsuz dış etkenlere karşı korurlar. Cildi güzelleştirip yaşlanmasını geçiktirerek ciltteki kırışıklık oluşumunu engeller. Zeytin dayanıklılığın sembolüdür. Doğal zeytinyağlı dermokozmetik ürünler cilldimizde kimyasal kalıntılar bırakmadığından dünyada kullanımları giderek artmaktadır. Yüzyıllardır Akdenizlilerin sağlık ve güzellik kaynağı olmuştur. Kutsal metinlerde de şifa kaynağı olduğu belirtilmiştir.

Dünya zeytin üretici ülkeleri arasında; ağaç varlığı açısından Türkiye 4’ncü, alan açısından da 6’ncı sırada yer alır. Böylece dünya zeytinyağı üretimine % 8 oranında katkıda bulunur, sofralık zeytin üretiminde de İspanya’dan sonra 2’nci, tüketimde ise 1inci sırada yer alır. Marmara Bölgesi‘nin ağaç varlığı açısından Türkiye içindeki payı da % 10 olarak belirlenir. AyvalıkMudanyaEdremit KörfeziOrhangaziİznikGemlik ve Yalova gibi yerlerde yoğun olarak bulunur. Ege Bölgesi`nde Manisa ilinin Akhisar ilçesi 12 milyon adet zeytin ağacı ile Türkiye’nin en büyük zeytin ve zeytinyağı üreticisi konumundadır.[2] [3]

Zeytinin gözle görülmeyen daha nice yararları vardır. Mesela bir kentin akciğeri olur. Nasıl mı? Antalya vakıf çiftlğiğinde olduğu gibi. Antalya Blog yazarlarının bir davetlisi olarak ilk kez gittim Vakıf çiftliğine. Adını çok kez duymuştum. Bölümümüzdeki bilimsel çalışmalarda da sık sıka adı geçen bir yerdi. Kafamda çok farklı kurgulamışım. Kampüsten heyecan içinde nasıl bulacağım kaygısıyla yola çıktım, Zeytinlik, Vakıf Çiftliği ve Zeytin Park gibi farklı isimlerle anılan kentin ortasındaki o büyük, güzel ve yeşil lekeyi. Hava fotoğraflarında baktığınızda kentin üstüne damlamış bir zeytinyağı lekesi gibi duran o asla yıkamak istemeyeceğiniz leke. O kadar büyük bir yermiş ki köşe duvarına anayoldan ulaştım. Çevre duvarını takip ederek girişini bulmayı hedefliyordum. Ama git git bitmiyor. Yemyeşil ve güzel bir refüj çalışmasının yanından küçük bir giriş buldum. Zeytin Park’a griş. Mütevazi giriş palmiyeli allesi ile beni bir masal diyarına götürüyordu sanki. Kendimi Allice Harikalar Diyarında gibi hissettim. Öyle güzel bir grilik vardı ki puslu bir yeşil gibi, bulutla gölgelenmiş güneş gibi, kalbim yerinden çıkacakmışçasına sevinç duydum,  içine girdiğim ortam büyüledi beni.

img_2003

Nasıl teşekkür etsem az, bu yeşil alanı koruyan insanlara. Bu olağanüstü bir yürek gerektirir. Sevgi işidir. Kaç kişi anlar bu yürekleri, bilinmez. Umarım kötülük ve vurdumduymazlık  bu insanları bezdirmez.

Zeytinpark, sahip olduğu ağaç yapısı ile, Antalya Kent Merkezinde, her yıl havadaki 2.600 ton tozu, 610.000.000 m3 karbondioksidi emerek temizlemekteymiş.

img_2014

Parkın projelendirilmesinde pek çok çeşitli alan kullanımlarından bahsediliyor. Bunlardan biri bölgede oluşturulmak istenen tarımsal ürün bahçeleri ile meyve bahçeleri koleksiyonunu.  Bir diğeri, şehrin, tarihsel, kültürel, sanatsal, ekolojik tüm değerlerini çeşitli rekreatif etkinlikler eşliğinde ziyaretçilerinin huzuruna sunmak.

img_2027

Zeytinpark çağdaş şehircilik ölçeğine uygun açık yeşil alan planlaması ve ekolojik doğası ile kente armağan edilmek isteniyor. Arazide bulunan bitkilerin ve doğal objelerin tümü koruma altına alınacak ve alana uygulanacak tüm yeni obje ve donatılar sit alanı özelliğini bozmayacak şekilde özgün şekilde tasarlanacak.

 Zeytin park genel silueti ile dışarıdan bir yeşil kuşak ve kent içi orman görünümünde iken, içerisine girildiğinde doğal doku ile uyumlu etkinlikler adeta saklanmış gibi konumlandıralarak ziyaretçilerin gezerek keşfedebileceği alanlar olarak düşünülüyor.

Antalya’da Zeytinpark projesinin hedefleri ise şöyle belirlenmiş:

*Zeytinpark, zeytinin yeni adresi olacak

  • zeytinpark, yapılaşmanın olumsuz etkilerini absorbe edecek

* zeytinpark, kentin açık alan doğal laboratuvarı olacak

  • zeytinpark, şehrin tüm doğal simgelerinin vitrini olacak
  • zeytinpark, doğasi ile gençlerin ve çocukların merkezi olacak
  • zeytinpark, aile ve gruplar için vazgeçilmez olacak
  • zeytinpark, zeytin ve Antalya tarımı için bilgi kaynağı olacak
  • zeytinpark, Türkiye’nin tanıtımında işletim sistemi ile ilk ve en önemli merkez olacak
  • zeytinpark, Akdeniz medeniyetlerinin vitrini olacak
  • zeytinpark, Akdeniz köyü ve botanik parkı ile bütününde otantizmin merkezi olacak
  • zeytinpark Avrupa’nin en büyük,ülkemizin tek Akdeniz bitkileri arboretumu olacak
  • zeytinpark, bulunduğu bölgeye yeni bir kimlik kazandıracak
  • zeytinpark Antalya ve Türkiye’ye yakişacak

Bütün bu çabaları güzel bir şekilde özetliyorlar.

“Bu doğanın küçük ve basit bir temsili olan kent parkı anlayışının dışına çıkarak, doğayı bölgesel değerlerle kent içerisine sokma çabasıdır “[4]

Zeytinpark’ta halen devam eden “Doğa Akademisi” adında çok anlamlı bir  etkinlik programı var. Doğa Akademisi, çocukların tüm duyularını kullanarak, Antalya doğasını ve kültürünü hissederek öğrenmesini ve uygulamasını içeren bir eğitim programıdır. Bu eğitim programında eleştirel düşünme becerilerini geliştiren, sorgulayıcı, yaparak ve yaşayarak öğrenme ilkeleri benimsenmiştir.

Program,  T.C. Antalya Valiliği, Antalya İl Milli Eğitim Müdürülüğü ve Antalya Zeytinpark A.Ş. arasında 11.Ocak.2016′ da imzalanan protokol kapsamında gerçekleştirilmektedir. 
Doğa Akademisi; çocukların doğayla olan bağlarının güçlendirilebilmesi için onların diliyle yani oyunlarla desteklenen bir çalışmadır. İnsanların nasıl daha kolay öğrenebildikleri ile ilgili temel bilgiyi dikkate alarak hazırlanan basit ve etkili bir öğrenme biçimidir. Doğa ile ilgili bilgilerin adım adım ve kalıcı bir şekilde edinilmesini sağlamayı amaçlamaktadır.

Doğa Akademisi’nin hedefi, çocukların;

  •  Çevresiyle iletişim güçlü, empatisi yüksek, geniş dünya bakışıyla evrensel,
    •    Doğayı tanıyan, insanın doğanın bir parçası olduğunu kavrayan ve bunu uygulayan, doğa zekası güçlü,
  •  Ebeveynlerin etkinliklere katılımıyla, ebeveynini daha farklı ortamlara ve paylaşımlara yönlendiren,
  •  Yaşam için “tek amaçlı” düşünce yapısının değişimi ile her durum için yeni çözümler olduğunu bilen bu çözümleri üretebilen,
    bireyler haline getirmektir.

Zeytin ağacınla tanış, doğada renkler,  doğada dokular,  hazine avı,  sessiz yürüyüş oyunları oynayan çocuklarda merak uyandırma,  dikkati odaklama, doğrudan deneyim, hisleri paylaşma yetileri gelişmektedir. [4]

Siz de Antalya’nın akciğeri Vakıf Çiftliğinin diğer adıyla Zeytinparkın korunmasını ve yaşatılmasını istiyorsanız gönüllü olabilir, bu alan ve zeytinin farkındalığını artırmak için çalışabilirsiniz. Gelecek nesillere iyi bir gelecek bırakmanın yolu buralardan geçiyor. Bugüne kadar yapmadıysanız şimdi yapın. Zeytinparktaki etkinliklere katılın. Kültürel değerlerimize sahip çıkın.

Kaynaklar

  1. Batal, S., 2015. Zeytin Yetiştiriciliği, Hasad Yayıncılık.
  2. Akhisar, tütünü bırakıp zeytine yüklendi, geliri 300 milyon liraya ulaştı |hurriyet.com.tr
  3. Zeytin hasat sezonu Akhisar’da başladı | tarimtv.gov.tr
  4. http://www.antalyaborsa.org.tr/yonetim/pdf/1012014161010.pdf)

Hakkında DOÇ. DR. REYHAN ERDOĞAN

DOÇ. DR. REYHAN ERDOĞAN
Antalya gibi güzel bir kentte yaşamanın ve Akdeniz Üniversitesi’nde üniversitelilerle birlikte olmanın keyfine varan bir öğretim elemanıyım. Yaz adındaki sanatçı ruhlu güzel bir kızın annesiyim. Öğrenmenin ve öğretmenin kutsallığına inanarak dijital bir ortamda, bilim, planlama tasarım ve peyzaj mimarlığı konularında bildiklerimi ve bazen de hissettiklerimi okuyanlarla paylaşmaktan mutluluk duyuyorum. Yazdıklarım hakkındaki her türlü görüş, katkı ve önerilerinizi bekliyorum.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Antalya Tabela