Son Haberler
Anasayfa / Genel Yazılar / Siz hala okumayanlardan mısınız?

Siz hala okumayanlardan mısınız?

Siz hala okumayanlardan mısınız?

img_1627

Okumak bizim toplumumuzda bazen boş zaman aktivitesi, bazen hobiler arasında sayılırken çoğu zaman da öğrencilik sırasında okul ödevleri arasında not almak için zorunlu görevlerden biri olarak zorla yapılan bir eylem olarak algılanmaktadır. Çok mu abarttım? O yere göğe sığdıramadığımız bize haksızlık mı ettim. Hiç de öyle görünmüyor. İşte gerçekler.

Demokrat Eğitimciler Sendikası Araştırma Merkezi (DESAM) raporuna göre, Türkiye’de okuma alışkanlığı yok denecek kadar az. AB ülkelerinde % 21 olan kitap okuma oranı, Türkiye’de sadece % 0,01. DESAM raporunda atıfta bulunulan UNESCO dünyadaki okuma alışkanlıkları raporuna göre Türkiye, kitap okuma oranında dünya ülkeleri arasında 86’ncı sırada; Gambiya, Fildişi Cumhuriyeti gibi Afrika ülkeleriyle birlikte yer alıyor. Okunan kitaplar arasında fıkra, din ve aşk kitapları başı çekiyor.

Bunun yanında günde altı saati televizyona, üç saati ise internete ayırırken, kitap okumaya yılda ancak altı saat harcıyormuşuz. Türkiye’de Bin 118 kütüphaneye karşın Türkiye’de 600 bini aşkın kahvehane bulunuyor.

İçim karardı. Niye merak ettim ki bu istatistikleri. Aslında asıl amacım okumanın yararlarından sözetmekti. Herkesin bildiğini düşünüyordum için için yazsam mı yazmasam mı ne yazsam? Ama bu istatistikleri görünce hevesim kaçtı. Benim yazdığımı kim okuyacak? Sonuçta Türkçe yazıyorum. Türkiye’de okuma istatistikleri malum. Allah hakkımızda hayırlısını versin. Ben yakın zamanda bir okuma kampanyası başlatayım çevremdeki öğrencilerle. Umarım dersleri bahane edip okumaktan kaçmazlar. Bazen çok utanıyorum kendimizden niye böyleyiz. Hangi ara bu kadar geri kaldık.

Yine ben paylaşmak istiyorum. Okumak insanın sosyal çevresini genişletir. Yeni tanıştığınız bir kişi ile okuduğunuz kitaplar üzerinden unutulmaz sohbetler tatlı muhabbetler yapabilirsiniz. Dünyanın öbür ucundan gelen insanlarla kitaplar sayesinde ortak konularda birleşebilirsiniz. Bunu defalarca deneyimlemiş biri olarak size bu sohbetlerin doyumsuzluğunun garantisini verebilirim. Ama gelmek istediğim konu başka.

Yıllar önce bir Yapı Kredi Yayınlarından Marcel  Proust’un tüm romanlarını satın aldım. Siyah ciltleriyle her gittiğim yerdeki her kütüphaneme yakışan durduğu yere seçkinlik ve ciddiyet getiren romanları okumam uzun zaman aldı Doğrusu zorlandım anlamaktı. Ama okudukça yazarı daha iyi anladım. O uzun duygu dolu cümleleri bazen birkaç kez tekrarladım. Özellikle “Albertine Kayıp” beni müthiş etkiledi. Kitaptan söz edecek birilerini, onu benim gibi sevecek birini aradım kendimce. Geri dönüşler çok ta istediğim gibi olmayınca ben de üstelemedim. Ama bir gün kızlarla seyrederken aynı duyguları hissedip keyiflendiğimiz “Kiralık Aşk” dizisinin bölümlerinde benim favori romanlarımdan biri olan “Albertine Kayıp” gündeme gelmez mi?”, en sevdiğim tablo olan Fransız ressam Paul Gauguin’in Tahitili iki kızı resmettiği ”Nafea Faa Ipoipo (Ne Zaman Evleneceksin)’nun Dünya’nın en pahalıya satılan tablosu olduğu günkü heyecanı duydum. İngiliz yayın kuruluşu BBC’nin haberine göre, İsviçreli koleksiyoner Rudolf Staechelin’ın sahibi olduğu 1892 tarihli tablo, özel satışta adının açıklanmasını istenmeyen bir kolleksiyoncu tarafından 300 milyon dolara alınmış. Bu inanılmaz bir şey. 15 yıl öne arkadaşım Nesrin Saygan’dan bu tablonun reprodüksiyonunu yapmasını istedim. Tablo ofisimde her baktığımda içimi mutlulukla doldurur. Dünyanın başka başka yerlerinde yaşayan başka başka kadınlar,,,,  Tablolardan içimize ruhumuza işleyen rengarenk dünyalar,,,,,,Biliyorum ki benim gibi düşünen, benim gibi hisseden birileri daha var Dünya’da. Bu duygu çok güzel.  Daha doğrusu bu duyguyu ben çok seviyorum.

gougen

Paul Gauguin’in 1892 yılında yaptığı Nafea Faa Ipoipo? (Benimle Ne Zaman Evleneceksin?) tablosu

Evet “Kiralık Aşk” dizisinin senaristi de benim gibi Marcel Proust’u ve de özellikle Albertine Kayıp’ı sevmiş. Ne güzel de işlemiş. Helal olsun. Tebrik ederim onu. Zaten dizi tasarım diyor, ayakkabı diyor, güzellikleri ön plana çıkarıyor. Bir de romantik. Komedi kısmını sevmiyorum dizinin. O abartılı tiplemeler, seyredenlerin sabrını zorluyor bence. Ama gülü seven dikenine katlanır.

Son söz. Hadi arkadaşlar arayalım. Kaybolan yılları bulma şansını kaybettik. Ama mutlaka size doyumsuz anlar yaşatacak kitapları bulmak için şansımız baki. Okuyalım. Sosyal çevremizin kalitesini artıralım. Çevremizdekilere, çocuklarımıza örnek olalım. Bu arada toplumun aydınlanmasına da kendi çapımızda katkıda bulunmuş oluruz.

Evet “Kiralık Aşk” dizisinin senaristi Meriç Acemi’de benim gibi Marcel Proust’u ve de özellikle Albertine Kayıp’ı sevmiş. Ne güzel de işlemiş dizide. Helal olsun. Tebrik ederim onu. Zaten dizi tasarım diyor, ayakkabı diyor, güzellikleri ön plana çıkarıyor. Bir de romantik. Sanki benim için yapılmış. Abarttım tabi. Romantik Komedi olmak için yapılan zorlama komedi kısmını sevmiyorum dizinin. O abartılı tiplemeler, seyredenlerin sabrını zorluyor bence. Benim sabrımı zorluyor doğrusu. Bu yüzden eşim şehir dışında iken izleyebiliyorum sadece. Yoksa bunu mu izliyorsun diyor beni aşağılıyor. Ben de hak veriyorum ona. Dayanamıyorum haklısın diyorum. İzlemekten vaz geçiyorum. Ama gülü seven dikenine katlanır. Çok keyif aldığım zamanlar çoğunlukta.

Son söz. Hadi arkadaşlar arayalım. Kaybolan yılları bulma şansını kaybettik. Ama mutlaka size doyumsuz anlar yaşatacak kitapları bulmak için şansımız baki. Okuyalım. Sosyal çevremizin kalitesini artıralım. Çevremizdekilere, çocuklarımıza örnek olalım. Bu arada toplumun aydınlanmasına da kendi çapımızda katkıda bulunmuş oluruz.

Hakkında DOÇ. DR. REYHAN ERDOĞAN

DOÇ. DR. REYHAN ERDOĞAN
Antalya gibi güzel bir kentte yaşamanın ve Akdeniz Üniversitesi’nde üniversitelilerle birlikte olmanın keyfine varan bir öğretim elemanıyım. Yaz adındaki sanatçı ruhlu güzel bir kızın annesiyim. Öğrenmenin ve öğretmenin kutsallığına inanarak dijital bir ortamda, bilim, planlama tasarım ve peyzaj mimarlığı konularında bildiklerimi ve bazen de hissettiklerimi okuyanlarla paylaşmaktan mutluluk duyuyorum. Yazdıklarım hakkındaki her türlü görüş, katkı ve önerilerinizi bekliyorum.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*