Anasayfa / Kişisel Gelişim / Benim Türkanlarım

Benim Türkanlarım

Üzgünüm. Günlerdir üzgünüz hep birlikte. Ama bugün yine üzgünüm. Türkan Teyzeyi kaybettik. Gülay Yengemin annesi. Hüseyin Amcamın kayınvalidesi. Gülşah, Çiğdem ve Emrah’ın Anneannesi Türkan Teyze.

12112226_10153391356358557_97088985536946267_n

Sevgili Türkan Doğanay

Benim anneannem ben üç aylıkken rahmetli olmuş. Onu hiç görmedim. Neyse ki tatlılar tatlısı bir babaannem vardı hep yanımızda. Yaramaz bir çocuk gibiydi. Sürekli elinde örgüsüyle meşgul. Ağzından duası hiç eksik olmayan, yumuk yumuk bir yaşlı hanım teyze. Nurlar içinde yatsın. Ama kuzenim Güllüşah’ın bir anneannesi vardı. Öğretmen. İstanbul’da yaşar. Fındıkağacı’nda oturur. Çok kibar, görgülü, güler yüzlü, tam bir İstanbul hanımefendisi. Çok gıpta ile bakardım onların ilişkilerine. Ben de büyüdüğümde öyle bir Anneanne olabilecek miydim? Benim de beni böyle seven torunlarım olacak mıydı? Sanki o zamandan anlamışım kızım olacağını. Babaannelere değil, anneannelere özenmem bu yüzdendir belki.

Kıskanmazdım kuzenlerimi doğrusu ama Türkan teyze ile olan ilişkileri hoşuma giderdi. Temiz kalpliymişim. Evlendim. Benim de bir Anneannem oldu. Eşimin Anneannesi ve bana da Anneanne dedirten huyu güzel ve tatlı kadın. Hem de adı Türkan. Sarışın uzun boylu yemyeşil gözlü, güzel mi güzel bir hanfendi. Çok yetenekliydi. Öyle güzel dikiş dikermiş ki gençliğinde kayınvalidemin mankenliğini yaptığı iki örneği sizin de görmenizi isterim. Öylesine kibar, öylesine naif bir insandı ki tek bir sinirli halini görmedim. Halbuki eşim Ahmet onu kızdırmaya çalışır olmadık işkenceler yapardı ona. Ama o yine de kızmazdı. Hep gülmekten altına kaçıracağım diye korkardı tatlım. Onun gidişi de çok hüzünlü oldu. Yaşlanıp da fiziksel problemleri arttığında giderek sessizleşti. İçine kapandı. Bir bebek gibiydi sanki. O Türkan var ya o Türkan konuşan gözleriyle dudakları sussa bile çok şey söylerdi. Hanfendiydi. Acı vermek istemez, problem çıkarmak istemez, kimseyi üzmek istemez.

Bugün etrafta çevresine üzüntü vermekten korkmayan ne çok insan var. Keşke onların da birer Türkanları olsaydı. Belki bugünleri görmezdik. Bu ülkede çok ama çok fazla ihtiyaç var Türkanlara. Carlamayı (Bu kelime de ne zaman türedi nereden çıktı bilmiyorum. Hiç hoşuma gitmiyor.)  marifet sayan hanımlara lafım. Lütfen biraz daha barışçı olalım. Bu savaşları bu terörü yaratan erkekleri büyüten anneler, o çok istediğiniz erkek çocukları bakamayacaksanız doğurmayın. Eğer çok zor geliyorsa okumanızı tavsiye ederim.

images (1)images

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Kurucusu Prof.Dr. Türkan Saylan

“Tüm insanlığın aklın vicdanın aydınlattığı yolda yürümeyi seçeceği gün, er veya geç gelecekti. Buna bütün kalbinle inanıyordum. Sabrımı ve sükunetimi, bu inançtan alıyordum. O güne kadar, başa her gelen çekilecek! Oyunun kuralı böyle! Yaşam oyununun! Ne demiş şair:

Yaşamak şakaya gelmez…”

Bir hayat daha ne kadar zor olabilir anlayabilirsiniz bu kitabı okuduğunuzda. Halinize şükredersiniz belki.

Özür dilerim. Kimseyi üzmek istemiyorum aslında. İstemiyoruz artık para ve güç için savaşan erkekler dünyasında yaşamak.  Çocuklarımızı barışçı yetiştirelim. Savaşsız, terörsüz bir dünya kursunlar kendilerine. Bizi utandırsınlar sevgi dolu barışçıl yaklaşımlarıyla. Türkanlar gibi oğullar yetiştirin. Sevgili Türkanlarım nurlar içinde uyuyun. Sizi hiç unutmayacağız.temmuz 073

Sevgili Anneannem Türkan Onan

Hakkında DOÇ. DR. REYHAN ERDOĞAN

DOÇ. DR. REYHAN ERDOĞAN
Antalya gibi güzel bir kentte yaşamanın ve Akdeniz Üniversitesi’nde üniversitelilerle birlikte olmanın keyfine varan bir öğretim elemanıyım. Yaz adındaki sanatçı ruhlu güzel bir kızın annesiyim. Öğrenmenin ve öğretmenin kutsallığına inanarak dijital bir ortamda, bilim, planlama tasarım ve peyzaj mimarlığı konularında bildiklerimi ve bazen de hissettiklerimi okuyanlarla paylaşmaktan mutluluk duyuyorum. Yazdıklarım hakkındaki her türlü görüş, katkı ve önerilerinizi bekliyorum.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Antalya Tabela