Son Haberler
Anasayfa / Proje I / PEYZAJ TASARIMININ TEMEL İLKELERİ

PEYZAJ TASARIMININ TEMEL İLKELERİ

PEYZAJ TASARIMININ TEMEL İLKELERİ.24.09.2014
İnsan yaşamını konforlu bir hale getirip güzelleştiren, mekan tasarımlarında yaratıcı düşüncenin ortaya çıkması, yaşamımız için değer taşıyan diğer ürünlerin tasarlama sürecinde olduğu gibi her defa bir yeniden doğuş olarak kabul edilmektedir. Daha önce yapılmamış olanı ve farklılığı ortaya koyabilme, özgün bir ürün yaratma arzusu tasarımcı için çalışmanın itici faktörü kal edilirken, tasarım sürecinde elde edilen sonuç ürün başarıya ulaştığında var olmanın dayanılmaz hafifliğini hissettirip, bir rahatlama ve mutluluk duygusunu hissettirir. Fakat bu duygu geçicidir. Tasarımcı her işte daha yenisi ve daha iyisinin olabileceğinin farkındalığı ile sürekli yeni arayışlar içinde çalışmak ve çabalamakla yükümlüdür.
Tasarımda “yeni, özgün, görülmemiş, fark yaratan” bunların da ötesinde”herkes tarafından hayranlık duyulan, kitleleri peşinden sürükleyen” tasarımlara imza atmanın yolu nedir?
Tabi ki bu tasarıma yeni başlayan öğrenme aşamasında olan biri için çok uzun bir süreç gerektirir. Ama yolu bulunmuş, temel ilkeleri ortaya konulmuştur. Peyzaj tasarımının temel ilkeleri bir mekanın organizasyonunda yer alan elemanlar arasındaki ilişkiyi bir düzene ulaştırmak üzere kullanılan ilkelerdir.  Bir mekan oluşturulurken bu ilkelerden biri, birkaçı ya da tümünden yararlanmak mümkündür.
1.Tekrar: Peyzaj tasarımında bir objenin (bitki, bank, aydınlatma elemanı vb.) birden fazla, aynı ya da benzer bir şekilde kullanılmasına “tekrar” denir. Bir tasarımda düzeni oluşturan temel ilişkilerden biri aynı veya benzer şekillerin, formların, ölçü ve değerlerin, doku ve renklerin tekrarı yapılabilir.Bu durum uyumlu bir görsel etki yaratır. Objeler, sürekli yada kesilerek belirli aralıklarla tasarımda yer alabilir. 
Tekrarın dört türü vardır:
Tam tekrar
Tekrar
Değişken tekrar
Aralıklı tekrar
Tasarımlarda yer alan çizim, form ve şekillerin ölçü, biçim, renk, doku, aralık ve yön gibi özelliklerin tümüyle aynı olarak tekrarlanması “tam tekrar” olarak adlandırılır. Tasarım ögelerinin ölçü, biçim, renk ve dokularının aynı, fakat aralık ve yönlerinin farklı düzenlenmesi tasarımda “tekrar” olarak bilinir.
Tasarım ögeleri arasında ölçü, biçim, renk, doku, aralık ve yönlerinde küçük değişikliklerin yapılması “değişken tekrar”dır. Monotonluğu önlemek ve tasarımın çekiciliğini sağlamak adına tasarımda birleştirici ve bütünlük yaratacak bir şekilde tekrarın belirli aralıklarla yapılmasına “aralıklı tekrar” denilir. Aralıklı tekrar, gerekli yerde ve yeterli ölçüde kullanılmalıdır. Fazlası monotonluk yaratabilir.
2.Denge: Tasarımın sağlam bir temele oturtulması denge ilkesiyle sağlanabilir. Bu nedenle ortaya çıkan sonuçların stabil, dengeli ve yerleşmişlik algısını yaratması, başarılı çalışmanın ilk adımlarından biridir. Algılanmada denge etkisi uyandıran elemanların renk ve şekilden çok, kitle ve ölçüleri tasarımda önemli rol oynar. Renk ve form doğru kullanıldığında denge kuvvetlenir.
Tasarımda objelerin doku, renk, yön, aralık ve ölçü gibi düzen sağlayıcı denge elemanları önemli rol oynar. Bir tasarımda denge unsuru gözetilmediği takdirde ürün beklenen etkiyi yaratamaz. Burada sözü edilen denge, tasarımı oluşturan hareketli unsurların belirlenen düzlem üzerindeki dengeli dağılımıdır. Bir tasarımda iki farklı denge sistemi kullanılabilir: Simetrik ve Asimetrik denge.
Simetrik denge: Tasarımda yatay, düşey ya da eğik bir eksene göre objelerin belirli aralık ve mesafede düzenlenmesine “simetrik denge” denir. Resmiyetin, otoritenin vurgulanacağı tasarımlarda tercih edilir. Diğer yandan simetri, dürüstlüğün ve saygınlığın psikolojik simgesi olarak değerlendirilmektedir. Simetrik dengenin somut örneklerini doğada sık sık görürüz. Örneğin insan gövdesi ve insan yüzü simetrinin en yakınımızdaki örnekleridir. Kitap, dergi, broşür gibi çok sayfalı basılı materyallerde de simetrik denge uygulamalarına çok sık rastlarız.
Simetri, dengeli parçalar, dengeli alanlar, aşağı yukarı aynı boyda sağ, sol, alt ve üst boşluklar demektir. Simetrik düzenlemeler günümüzün geleneksel peyzaj tasarım uygulamalarında yaygın olarak kullanılmaktadır.
Asimetrik denge: Tasarımda sağlanan denge, kolay uygulanabilen belirli formdaki şekillerin bir system içinde düzenlenmesiyle “asimetrik denge” oluşturulur. Birbirine benzemeyen ya da eşdeğer olmayan görsel unsurlar arasında dinamik bir denge ya da düzen sağlayan bir kavram olarak ele alınmaktadır. Simetrik dengede olduğu gibi asimetrik dengede de bir optik ağırlık merkezi vardır. Ama bu merkez geometrik merkezden farklı bir konumdadır. Asimetride, büyük alan küçük alanı, büyük görsel öge küçük görsel öğeyi ezer ancak tasarımda yine de bir bütünlük hâkimdir. Simetri de asimetri de olumlu ya da olumsuz sonuçlar doğurabilir. Muhafazakâr ve sakin bir imaj için simetriyi; çağdaş ve genç bir imaj için asimetriyi seçilmelidir. Simetride düzen ve kural, asimetride ise rastlantı ve keyfilik egemendir. Simetri; katılık ve sınırlılığı, asimetri ise hayatı, eğlenceyi ve özgürlüğü simgeler. Bütün bu söylenenlere rağmen, hiçbir tasarım ilkesi kesin bir kural niteliğinde değildir. Tasarımcı, gerektiği hallerde optik dengelerle oynayarak ilgi çekmeye çalışabilir. Ancak bu bilinçli bir seçim olmalıdır.
Peyzaj tasarımlarında matematiksel kesinlikte formal, simetrik bir denge yerine doğaya doğala ait olan informal, asimetrik bir dengenin bulunduğu düzen ve kompozisyonun oldukça zor olabilmektir. Asimetrik tasarım, ustaca bir düzen, naturalistic bir çalışmadır.Nitekim tasarımdaki simetrik olmayan bir denge orjinal ve yaratıcıdır. Çünkü asimetrik bir denge, formal simetrik bir çalışmadan daha doğal olmaktadır. Doğal çevrede bunun pekçok örneklerini görmek mümkündür.
3. Zıtlık:Tasarımda yer alan objeler arasında herhangi bir ortak ya da benzer olmayan niteliklerin bulunması “zıtlık” ilkesi olarak tanımlanır. Tasarımda obje ve fikirlerin kuvvetlendirilmesi ya da olduğundan daha kuvvetli olarak sunulması birbirine zıt elemanların  birlikte kullanılması ile sağlanabilir. Zıt elemanlar arasında görsel bir ilgi kurmak zordur.Tasarımda zıtlık dağınıklık ve uyumsuzluk yaratırken, görsel algıda uyarıcı bir etki yaratır. Bu tasarım ürününün canlı ve ilgi çekici olmasını sağlar.
4. Uyum: Tasarım içinde birbiri ile zıt iki ucun bağlanması, birleştirilmesi ya da bunlar arasında köprü kurulmasına uyum denir. Birleşme bir merkez, bir eksen üzerinde  ya da çevresel olabilir. Uyum yapılırken dikkat edilmesi gereken konular vardır.
Uyum sağlanacak iki ya dad aha fazla uç arasında doku farklılığı varsa, her kademe, doku sıra düzeni içinde ara kademeler teşkil edecek şekilde düzenlenmelidir.Uçları ya da bağlama ve birleşim noktaları arasındaki renk tonları, belirli kademeler ile değişime uğrayabilir. Bu amaçla, uçlar arasında bulunan zıtlığın düzenli bir şekilde uyuşumun sağlanmasına çalışılmalıdır.
Peyzaj tasarımlarında sağlanması gereken uyum için, kullanılacak material çeşidine sadeliğe yönelmek gerekir. Bunu sağlamak içiin, amacı dominant hale getiren bir tasarım önerilmelidir. Ayrıca birbirleriyle ilgili bir bütünün parçaları, ana fikir ve amacı tamamlayıcı elemanlar olarak projede yer almalıdır.Bunu yaparken kullanılan formal ve sade şekiller tasarımda uyum sağlamayı kolaylaştırır.
Peyzaj tasarım çalışmalarında özellikle mekanların birinden diğerine geçişlerde, şekilde, renkte ve ölçüde olan değişimlerin belirli oranlarda benzerliklerinin kullanılması uyum sağlamayı kolaylaştırı. Göze batıcı zıtlıklardan kaçınma ve birbirlerine benzerliklerin tekrarından uzaklaşma ise tasarımda uyum elde etmenin esaslarını oluşturu.
5.Egemenlik: Tasarımlarda yer alan objelerin ya da formların bir başka obje ya da forma karşı görsel algılamada baskın duruma getirlmesine, üstünlük göstermesine “egemenlik” denir. Tasarım içinde bir form ya da bir objenin kendisi ya da bir bölgesi diğer bir objeye gore belirli bir oranda egemenlik algısı verebilir. Her türlü egemenlik zıtlıkla elde edilebilir. Egemenlik ölçü egemenliği, değer egemenliği, doku egemenliği, renk egemenliği, şekil ve form egemenliği biçiminde ortaya konulabilir.
Odak Noktası
Bir tasarımda egemenlik ilkesi ile bir odak oluşturmak mümkündür. Bu odak izleyenin gözünün istem dışı yöneldiği alandır. Mekanda dikkat çeken bir odak oksa izleyen ilgisini toplayamaz, algısı dağılır. En komplike çalışmalarda bile odak ilgiyi üzerine çekerek heyecan uyandırma etkisine sahiptir.
Odak oluşturma şu şekilde sağlanır.
Elemanların çoğu düşey olduğunda yatay formların birkaçı düzeni keserse odak oluşur.
Elemanların çoğu yaklaşık aynı ölçüde ve biri oldukça büyük ise bu eleman görsel olarak önem kazanır.
Odak ayrıca, renk yoğunluğu ve doku yoğunluğu ile de sağlanabilir.
İki ya da daha çok sayıda görsel unsur, tasarım yüzeyinde birleştirilirken mutlaka bir orantı sorunu ile karşılaşılır. Tasarımcı, görsel unsurların orantısal ilişkilerinde değişken yapılar kurmaya çalışır. Çünkü genişliğin uzunluğa, renkli olanın renksiz olana, bir ölçünün diğerine eşit olduğu tasarımlar, tekdüze görünürler.
Hiyerarşi: Hiyerarşi, tasarım içinde vurgulanmak istenen mesaja göre görsel unsurların ölçülenmesi anlamına gelir.
Boyut dışında renk tonlarını (açıklık, koyuluk) kullanarak ya da unsurları uzak yakın konumlandırarak da görsel hiyerarşi yaratılabilir. Hatta bazen hiyerarşik yapı içindeki unsurlar çatıştırılarak hareketli tasarımlar elde edilebilir. Örneğin görsel unsurlardan biri boyutuyla, diğeri rengiyle ön plana çıkarılabilir.
6.Birlik: Tasarım içinde yer alan obje ve mekanların dengeli bir bütünlük sağlamasına “birlik” denir. Tasarımda birlik hareketli ve hareketsiz ya da fikir ve anlam birliğ olarak farklı şekillerde olur.
Peyzaj tasrımlarında yer alan elemanların birbirini tamamlayarak, bir bütün halinde düzenlenmesi birliği oluşturur. Peyzaj tasarımlarının amacı zihinde oluşan bir düşünceyi birbirine bağlayan elemanlar topluluğu olarak şekillendirmektir. Bu yaklaşım, peyzaja ait ögelerin mekan içinde toplanmasına ve algılayıcının bu yöne ilgisini yoğunlaştırmasına götürür. Tasarımdaki değişik karakterdeki objelerin özellikler yönünden birbirlerini tamamlamaları sağlanabilmelidir. Çünkü birlik, tasarımda yer alacak canlı ve cansız elemanın form, doku, renk gibi özellikler yönünden benzerliğini sağlanmasına bağlıdır.
7.Uygunluk:Tasarımda yer alan obje ve elemanların bir uygunluk dizisi içinde yerleşmesi, mükemmel ve eksiksiz bir düzeninin ya da organizasyonun ifadesidir. Çeşitli tasarım çalışmalarında materyalde, üslupta, yerleşme yoğunluğu ve formunda, mekan ölçülerinde kitle, şekil ve renkteki uyumluluk ise ahengin örneğidir.
Tasarımda uygunluk dört şekilde görülür. Bunlar fiziksel, hizmet, biçim ve üslup uygunluğudur. Tasarım objelernin fiziksel yönden (ölçü, biçim, doku, yön ve aralık) birbiriyle olan benzerliği uyumluluğu artırır.
Tasarım içinde yer alan ögeler fiziksel olarak birbirlerine benzemedikleri halde, kullanış yönünden birbirlerini tamamlayarak yanyana geldiklerinde yadırganmayan bir uygunluk oluşturabilirler. Nitekim bir fonksiyonu yerine getirmede elemanlar arası uyumluluk olmalıdır. Hizmet fonksiyonunun bulunmadığı durumlarda ise biçim ve şekil uyumluluğu da tasarım içinde aranan bir özellik olabilir.
Bazı hallerde objeler ya da formlar birbirleriyle hiçbir ilgi olmamasına rağman biçim bakımından benzerliklere sahip olabilirler. Benzerliklerin sağladığı uyum ve çağrışımlarla kolayca hatırlanabilen uygunluklar, üslup yoğunluğu olarak adlandırılır. Bu uygunlukta tasarım içindeki ögeler arasında yakınlık ve birlik olmalıdır.
8.Devamlılık: Okuyucunun gözü, tasarım yüzeyinde belli ilkeler doğrultusunda hareket eder. Göz hareketlerinin ustaca değerlendirildiği bir tasarım daima hedefine ulaşır. Göz, alışkanlık gereği soldan sağa ve yukarıdan aşağıya doğru bir yön izler. Gözün yatay hareketleri dikey hareketlerine göre daha kıvrak ve hızlıdır. Ayrıca göz, büyükten küçüğe, koyu renkten açık renge, renkliden renksize, alışılmamış olandan alışılmış olana doğru bir yol izler.
Göz, bir unsurdan diğerine doğru kesintisiz geçişler yapabiliyorsa devamlılık sağlanmış demektir. Devamlılık, görsel unsurların boyutları ve biçimleri arasında oluşturulan benzerlikler, tekrarlamalar ve görsel hiyerarşi ile sağlanabilir.
Tek bir tasarım içinde olduğu kadar, dizi oluşturan birçok tasarım arasında da devamlılık sağlanabilir. Örneğin bir parkta bir dizi oluşturan yolarında, bir bütünün parçaları olduğu izlenimi yaratmak için devamlılık sağlayan desenler kullanılabilir. Parktaki her yol kenarında bankların ya da aydınlatmaların aynı yerde kullanılması, aynı döşeme elemanının tercih edilmesi görsel devamlılığı sağlar.
9.Bütünlük: Tasarım ilkeleri içinde belki de en çok dikkat edilmesi gereken unsurdur. Bir tasarımda bulunan görsel unsurlar bütünlük oluşturacak şekilde bir araya getirildiğinde etkili olurlar. Aynı temel biçime, dokuya, boyuta, renge ya da duyguya sahip öğeler bir tasarımda bütünlüğü oluştururlar. Tasarımcı bütünlük oluşturmada bazı farklı yöntemlere başvurabilir:
Bordür: Tasarım yüzeyini çevreleyen bordürler bütünlük sağlamada kullanılabilirler. Bordürler arası ölçü, üslup gibi benzerlikler, bir tasarımı bütünlüğe ulaştırabilirler.
Beyaz boşluk: Gerekli yerlerde beyaz boşluklar bırakılarak bir tasarımda bütünlük sağlamak mümkündür.
Eksen: Bir grafik tasarım yüzeyinde bütünlük oluşturmada en yaygın kullanılan yöntemlerden biri de eksen kullanmaktır. Bir tasarım yüzeyinin çatısı en az iki olmak üzere, üç ya da daha fazla yatay ve dikey eksenden oluşur.
Üç Nokta Yöntemi: Tasarımcılar, kompozisyon yüzeyinde belirledikleri üç odak noktasını tasarımın bağımsız birimlerini birbirine bağlayan unsurlar olarak kullanabilmektedir. Göz, bir yüzey üzerinde yer alan üç unsuru hayali çizgilerle birleştirerek bir üçgen oluşturmakta ve tasarımı bir bütün olarak algılamaktadır.
Vurgulama: Hangi görsel unsuru (başlık, metin ya da fotoğraf gibi) vurgulayacaksak önceden karar verip ona göre boyut büyütme, koyu ton ya da canlı renk kullanımı gibi vurgulama yöntemleri denenebilir. Vurgulama, ön plana çıkarılması gereken unsur ile ikinci planda kalması gereken unsurlar arasında gerçekleştirilecek bir yön, boyut, biçim, doku, renk, ton ya da çizgi zıtlığı ile gerçekleştirilebilir. Unutmaması gereken şey, bir tasarım yüzeyinde her şey aynı anda vurgulanmak istenirse vurgu kavramının yok olacağıdır. Vurgulayıcı unsur, konuya, müşterinin beklentilerine ve hedef kitlenin özelliklerine göre değişebilir.

Kaynaklar:
Uzun, G., 1990. Peyzaj Mimarlığında Temel Tasarım, Ç.Ü.Z.F. Yardımcı ders kitabı No:9, Adana.
Bahadır, M. 2014. http://ideas.tc/grafik-tasarimin-temel-ilkeleri-ve-bilinmesi-gerekenler/ Erişim tarihi, 25. Eylül.2014.
Bayraktar, N, Görer Tamer, N., Tekel A., Gürer, N., Kızıltaş, A.C., Armaylı Köroğlu, B., 2012. Göresel Eğitimde Yaratıcılık ve Temel Tasarım, Nobel Yayınları.

 

Hakkında DOÇ. DR. REYHAN ERDOĞAN

DOÇ. DR. REYHAN ERDOĞAN
Antalya gibi güzel bir kentte yaşamanın ve Akdeniz Üniversitesi’nde üniversitelilerle birlikte olmanın keyfine varan bir öğretim elemanıyım. Yaz adındaki sanatçı ruhlu güzel bir kızın annesiyim. Öğrenmenin ve öğretmenin kutsallığına inanarak dijital bir ortamda, bilim, planlama tasarım ve peyzaj mimarlığı konularında bildiklerimi ve bazen de hissettiklerimi okuyanlarla paylaşmaktan mutluluk duyuyorum. Yazdıklarım hakkındaki her türlü görüş, katkı ve önerilerinizi bekliyorum.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*